Altın Vize Tartışması Büyüyor: Yunanistan’da Dükkanlar Eve Dönüşüyor
Yunanistan’da artan kira baskısı ve Golden Visa programının etkisi, şehirlerde yeni bir dönüşüm sürecini tetikledi. Kullanılmayan dükkanlar ve depolar hızla küçük konutlara çevrilirken, bu değişim hem yatırımcılar için yeni fırsatlar yaratıyor hem de yaşam kalitesi ve şehir planlaması açısından tartışmaları beraberinde getiriyor.
Atina’da uzun yıllar esnaflık yapan mülk sahipleri, bugünlerde alışılmışın dışında kararlarla karşı karşıya. Bu dönüşümün en çarpıcı örneklerinden biri de Atinalı dükkan sahiplerinden Lambros.
Kathimerini’nin aktardığına göre Lambros, 1990’lı yıllarda atölye olarak satın aldığı ve yaklaşık 10 yıl boyunca baskı atölyesi olarak kiraya verdiği zemin kattaki dükkânını son 6 yıldır boş tutuyor. Mahalle aralarındaki ticari alanların eski hareketliliğini kaybettiğini dile getiren Lambros, “Bir gün buranın konuta dönüşebileceğini hiç düşünmemiştim” sözleriyle piyasadaki değişimi özetliyor.
Altın Vize’de Yeni Denklem: 250 Bin Euro Açığı
Attika bölgesini kapsayan düzenlemeyle, konut alımı yoluyla Golden Visa (Altın Vize) almak için gereken alt limit 800 bin euroya yükseltildi. Ancak ticari mülklerin konuta dönüştürülmesi halinde yatırım eşiğinin 250 bin euroda kalması, piyasada dikkat çeken yeni bir kapı araladı.
Gayrimenkul danışmanı Anastasios Giangas’a göre bu durum, yatırımcılar için önemli fırsatlar barındırıyor:
- Maliyet avantajı: Eski bir dükkân, standart bir konuta kıyasla yüzde 30-50 daha düşük fiyatla satın alınabiliyor.
- Düşük dönüşüm gideri: Ticari bir alanın yasal olarak konuta çevrilmesi için gereken ruhsat maliyeti 3 bin ile 5 bin euro arasında değişiyor.
- Yüksek getiri potansiyeli: Özellikle üniversite çevrelerinde yer alan bu “dükkan-evler”, öğrenciler ve genç kiracılar tarafından yoğun talep görüyor.
Bu yeni model, Yunanistan’da gayrimenkul piyasasının yönünü değiştirirken, yatırımcıların stratejilerini de yeniden şekillendiriyor.
Şık Ama Sorunlu: Dönüşen Mekânlarda Yaşam Gerçeği
Dönüşüm projeleri dışarıdan bakıldığında modern ve “loft” tarzı estetik yaşam alanları sunuyor. Ancak bu mekanlarda yaşamak, çoğu zaman göründüğü kadar konforlu olmuyor. Exarchia’da eski bir dükkandan dönüştürülen dairede yaşayan Anastasia, yaşadığı sorunları şu sözlerle anlatıyor:
“Daire yenilenmişti ve oldukça şık görünüyordu ancak eski vitrin kısmı hiçbir zaman tam anlamıyla yalıtımlı bir duvara dönüşmedi. Kış aylarında ne yaparsanız yapın iç mekânı yeterince ısıtamıyorsunuz. Üstelik mahremiyet de büyük bir problem; sürekli perdeleri kapalı tutmak zorunda kalıyorsunuz.”
Dönüşüm trendi yalnızca dükkanlarla sınırlı kalmıyor; depolar ve hatta bodrum katlar da konuta çevriliyor. Uzmanlar ise özellikle 1960’lı yıllardan kalma binaların bodrum katlarının, rutubet ve eski tesisat sorunları nedeniyle yaşam için ciddi riskler taşıdığına dikkat çekiyor.
Geçici olarak depodan bozma bir bodrum katta yaşayan bir arkeoloğun deneyimi ise bu riskleri gözler önüne seriyor:
“Sürekli nem alıcı cihaz kullanmama rağmen iki ay içinde ağır bir küf alerjisi geliştirdim. Aradan üç yıl geçmesine rağmen hâlâ bu sağlık sorunuyla mücadele ediyorum.”
Dönüşüm Çılgınlığı: “Sokaklar Şantiyeye Döndü”
Gayrimenkul geliştirme uzmanı Davit Oganesyan, her ticari alanın konuta dönüştürülmesinin mümkün ya da sağlıklı olmadığını vurguluyor. Oganesyan’a göre bir yapının “yaşanabilir” sayılabilmesi için belirli temel kriterleri karşılaması gerekiyor:
- En az 50 metrekare kullanım alanı
- Doğal ışık alan pencereler
- Yatak odasında doğrudan dışarı açılan pencere
Bu şartlar sağlandığında ve apartman yönetmeliğinde herhangi bir engel bulunmadığında, dönüşüm için gerekli izin maliyetlerinin 3 bin ila 5 bin euro arasında değiştiği belirtiliyor.
Kallithea bölgesinde bu kriterlere uygun çok sayıda boş ticari alan bulunduğunu ifade eden Oganesyan, 2019-2020 yıllarında bu tür mülklere ilginin oldukça sınırlı olduğunu hatırlatıyor. Ancak günümüzde Altın Vize etkisiyle bu yatırımların 6 ila 12 ay gibi kısa bir sürede yüzde 10 ila 30 arasında getiri sağlayabildiğini dile getiriyor.
Artan talep ve hızlanan dönüşüm süreci, şehir genelinde yoğun bir inşaat hareketliliği yaratırken, bazı bölgelerde sokakların adeta şantiyeye dönmesine neden oluyor.
Oksijen’in notu: Altın Vize nedir?
Kamuoyunda sıkça “yatırımla vatandaşlık” olarak anılsa da, Altın Vize (Golden Visa) aslında bir “yatırımcı oturma izni” programıdır.
Altın Vize, yatırımcıya ve ailesine ilgili ülkede süresiz oturma, çalışma ve eğitim hakkı verir.
En büyük avantajı, Avrupa Birliği (Schengen) ülkeleri arasında vizesiz seyahat imkanı sunmasıdır.
Bu belge bir pasaport değildir; yatırımcı kendi ülkesinin vatandaşı kalmaya devam eder.
Kardeş Haber: radarhabermedya
Düzenlenme Tarihi:17.04.2026,20:16





