Altın Aramak İçin Girdiler, Mahsur Kaldılar: Dünya Bu Kurtarma Operasyonunu Konuşuyor
Laos’ta altın ararken su baskını nedeniyle mağarada mahsur kalan 5 işçiye 8 gün sonra sağ ulaşıldı. 2018’deki tarihi Tayland kurtarma ekibinin de katıldığı operasyonda, dar geçitler ve zehirli gaz tünelleri nedeniyle suların jeneratörle tahliye edilerek işçilerin çıkarılması hedefleniyor
CNN International’ın haberine göre Laos‘ta bir haftadan uzun süredir, mağara girişinden 260 metre derinde zifiri karanlıkta ve bulanık suların hemen üzerinde birbirlerine sarılarak birilerinin onları bulmasını bekleyen işçilere ulaşıldı.
Günler süren açlığın ardından Çarşamba günü arama kurtarma ekiplerinin kafa lambalarıyla dar kaya sığınağını aydınlatmasıyla geldi.
Çok uluslu kurtarma ekibinde yer alan Taylandlı mağara dalgıcı uzmanı Norased Palasing, mahsur kalan işçilere seslenerek, “Artık size yardım etmek için buradayız. Önemli olan hayatta olmanız. Sorun yok, çok iyi dayandınız. Ağlamayın” dedi.
Mahsur kalanlardan Ing adındaki bir işçi, kurtarma ekibinin kamerasına konuşarak, “Anne merak etme, kurtarma ekibi bize ulaştı. Güvendeyiz. Annemi ve babamı çok özledim. Muhtemelen yarın ya da ertesi gün çıkacağız” ifadelerini kullandı. Günlerdir mağara kapısında çaresizce bekleyen aileler, sağ kurtulma haberiyle büyük bir sevinç yaşadı.
Altın aramak için girmişler
Laoslu yetkililer, beş köylünün geçen hafta Çarşamba günü mağaraya altın rezervi bulma umuduyla girdiğini belirtti. ABD merkezli düşünce kuruluşu Stimson Center’ın araştırmalarına göre, bölgede son yıllarda spekülatif altın arama faaliyetlerinde büyük bir artış yaşanıyor.
İşçilerin içeri girmesinin ardından başlayan şiddetli sağanak yağış, mağara sisteminde ani sel baskınına yol açarak çıkış yolunu kapattı.
Öte yandan, mahsur kalan beş kişiden bağımsız olarak daha önce mağaraya girdiği düşünülen iki kişinin ise hala kayıp olduğu bildirildi.
Olayın duyulmasının ardından Laos hükümeti liderliğinde hızlıca bir operasyon başlatıldı. Lao Halkı Gönüllüler Derneği Başkanı Bounkham Luanglath’ın aktardığına göre, uluslararası düzeyde tanınan elit mağara dalgıçları hızla bu Güneydoğu Asya ülkesinde bir araya geldi.
Ekipte komşu Tayland‘dan Kengkard Bongkawong ve Finlandiyalı ünlü dalgıç Mikko Paasi de yer alıyor. Bu operasyon, cesur dalgıçlar için bir nevi yeniden buluşma anlamı taşıyor; zira her iki isim de sekiz yıl önce 12 çocuk ve futbol koçunun kurtarıldığı efsanevi Tayland mağara kurtarma operasyonunda kilit rol oynamıştı.
Dar geçitler ve zehirli gaz
Kurtarma ekibi için sevindirici haber, devlet medyasına göre işçilerin “sürekli hava akımı alan” yüksek bir kayalık platformda bulunması oldu.
Şiddetli açlık dışında sağlık durumları genel olarak iyi görünen işçiler, yine de mağarada daha fazla kalamayacaklarına dair endişelerini dile getirdi. İşçilerden biri kameraya, “Yiyecek gelmezse gücümüz tükenecek. İki gün daha burada kalırsak ölürüz” derken, Ee isimli bir diğeri ise göğüs ağrısı çektiğini ve sürekli öksürdüğünü söyledi.
Girişi 45 derecelik bir eğimle aşağıya doğru inen mağaradan işçileri çıkarmak için ekipleri çok sayıda zorluk bekliyor.
Ekiplerin içeriye uzattığı halatların uzunluğu, işçilerin yaklaşık 260 metre derinlikte olduğunu gösteriyor. Taylandlı uzman Kengkard Bongkawong, “Mağara o kadar dar ki bazı yerlerde yan dönmek, başınızı eğmek ve karnınızın üzerinde sürünmek zorundasınız” diyerek şartların ağırlığını vurguladı.
Arama ekipleri, zaman zaman sadece başları ve omuzları suyun üzerinde kalacak şekilde çamurlu tünelleri geçti, bazı dar çatlaklardan sığabilmek için ise sırtlarındaki dalış ekipmanlarını çıkarmak zorunda kaldı. Tünellerin genişliği bazı noktalarda standart bir buzdolabı genişliği olan 60 santimetreye kadar düşüyor.
En büyük güncel tehditlerden biri ise mağaradaki yarasa dışkılarının çürümesiyle ortaya çıkan hidrojen sülfür gazı oldu. Kengkard, bu ağır kokulu zehirli gaz nedeniyle bazı kurtarma görevlilerinin baygınlık geçirdiğini aktardı.
Su tahliye edilirse işler kolaylaşacak
Kurtarma planının ilk önceliği mağaradaki suyu tamamen dışarı pompalamak. Böylece işçilerin dalarak değil, yürüyerek ya da sürünerek çıkması hedefleniyor.
Hava koridorunun kısıtlı olduğu güzergah boyunca oksijen tüpleri yerleştirilirken, işçilerin çok halsiz düşmesi ihtimaline karşı özel mağara sedyeleri de hazır tutuluyor.
Balta girmemiş ormana teknoloji sokmak
Operasyonun yapıldığı Xaisomboun bölgesinin coğrafi yalıtılmışlığı, kurtarma çalışmalarını daha da zorlaştırıyor. En yakın şehre saatlerce uzaklıkta olan mağaraya ulaşmak için ekipler, ağır ekipmanlarıyla birlikte balta girmemiş yoğun bir ormanda 4 kilometrelik zorlu bir yürüyüş yapmak zorunda kalıyor.
Buna rağmen ekipler, mağaranın yüzlerce metre derinliğine kadar LAN internet kabloları çekmeyi başararak içerisiyle kesintisiz bir iletişim ağı kurdu.
Bu tek yönlü ve dar tünellerde ekiplerin birbirinin yolunu kesmemesi için net talimatlar bu hat üzerinden veriliyor. 2018’deki meşhur Tham Luang mağara operasyonundaki sistemi buraya uyarladığını belirten Kengkard, “Oradaki operasyonel yapıyı gözlemlemiştim, aynısını burada uygulayarak başarıya ulaştık” diyerek operasyona olan güvenini dile getirdi.
Kaynak: gazeteoksijen
Düzenlenme Tarihi: 29.05.2026,22:00





